Her sabah uyandığınızda sosyal medyanın size “bunu giymelisin” diye fısıldadığı bir dünyada yaşıyoruz. Hızlı moda (fast fashion) markaları, her hafta yeni bir koleksiyonla karşımıza çıkıyor ve bizi sürekli tüketmeye, eskiyeni atmaya zorluyor. Pranga Moda olarak soruyoruz: Bu bir özgürlük mü, yoksa görünmez bir pranga mı?
Bizim için stil, bir tüketim çılgınlığı değil; bir kimlik inşasıdır.
Hızlı modanın illüzyonu
“Trend” dediğimiz şey, aslında son kullanma tarihi olan bir pazarlama stratejisidir. Bugün “moda” olan, yarın “demode” ilan edilir. Bu döngü, sizi asla tatmin olmayan bir tüketiciye dönüştürür.
Pranga’nın dünyasında ise zamansızlık vardır. Biz, altı ay sonra çöp olacak kıyafetler tasarlamıyoruz. Biz, yıllar sonra bile gardırobunuzdan çıkardığınızda aynı heyecanı hissedeceğiniz, kumaşıyla ve duruşuyla zamana meydan okuyan parçalar üretiyoruz.
Kendi kurallarını koy
Bir başkasının belirlediği kurallara göre giyinmek, kendi karakterinizden ödün vermektir. Siyah ve beyazın netliğini seçmemizin nedeni de budur. Bu renkler tarafsızdır; onları kişiselleştiren sizin ruhunuzdur.
- Takip etme, yönet: Moda dergilerinin değil, aynadaki yansımanızın ne dediğini dinleyin.
- Nicelik değil, nitelik: Dolabınızda etiketi üzerinde duran on parça olacağına, her giydiğinizde kendinizi “zafer kazanmış” gibi hissettiğiniz üç parça olsun.
Sürdürülebilir bir başkaldırı
Trendlere sırt çevirmek, aynı zamanda gezegenimize duyduğumuz saygının bir ifadesidir. Pranga Moda olarak yerli üretimi ve kaliteli işçiliği savunuyoruz. Bir ceketi on yıl giyebilmek, en büyük çevreci eylemdir.
Bizim “Zincirleri Kır” mottomuz, sadece stilistik bir tercih değil; aynı zamanda bu tüketim çarkına karşı bir duruştur.
Pranga manifestosu
Gerçek lüks, logoların büyüklüğünde değil; özgürlüğün hafifliğindedir. Sizi kısıtlayan kalıplardan, “bunu giymelisin” diyen seslerden ve geçici heveslerden kurtulun.
www.prangamoda.com‘da bulacağınız her parça, bu felsefenin somutlaşmış halidir. Sadece bir kıyafet değil, bir manifesto giyin.



